FAHRETTİN ALTUN VE ANADOLU BASINI

Ülkemizde Mart başından bu yana yaşadığımız pandemi süreci bütün sektörleri olumsuz etkiledi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, başta hükümet olmak üzere tüm kurumları sektörlerin sıkıntılarına çare olabilmek için çaba harcadılar. Bu çerçevede; ülkemizde Basının sorunları ile ilgilenmesi, çözüm üretmesi, destek olması gereken Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı maalesef yaşadığımız şu zorlu dönemde, adetabasına kapılarını kapattı. Özellikle Anadolu basını adeta kimsesiz öksüz bırakıldı.

 

Pandemi döneminde Anadolu’da gazeteler ve televizyonlar birer birer kapandı, kapanmaya devam ediyor. Özellikle yazılı ve görsel basında işsizler ordusu oluştu. Gazeteciler ya işsiz kaldı, ya da asgari ücretin altında kısa çalışma formülü ile hizmet vermeye çalışıyor.

 

Türkiye’nin örgütlü tek mesleki çatı örgütü olan Türkiye Gazeteciler Federasyonu olarak bütün bu sıkıntıları aşmak adına, çözüm önerileri de sunarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a ilettiğimiz hiçbir yazı ya da mesaj ve açıklamalarımıza olumlu-olumsuz yanıt alamamanın üzüntüsü; sorunları bile geride bıraktı. Sayın Altun’a

 

-‘Anadolu basını bitiyor’diyoruz ses yok…

 

-‘Basının olmadığı ülkelerde Demokrasiden söz edilemez’ diyoruz tık yok…

 

-‘Diğer sektörler gibi basına da nefes aldırın, destek olun’ diyoruz; kapılar duvar…

 

 

Böyle Çalıştay’ mı olur?

 

Sesimizi kulakların duymadığı bu süreçte, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un basının sorunlarına çözüm bulmak amacıyla bir ’’Basın Çalıştay’’ı düzenleyeceği haberi geldi. Önce çok sevindik. Sonrası hayretler içinde kaldık…

 

İnternet üzerinden, online gerçekleştirilen ve adına ‘Basın Çalıştay’ı denilen bu görüşmede Türkiye Gazeteciler Federasyonu olarak biz yokuz. Daha doğrusu muhalif görünen hiçbir meslek kuruluşu yok. Dilim varmıyor ama, sorunu anlatacak meslek örgütleri yerine yandaş olarak nitelendirilen kişiler sadece anlatan değil, dinleyen olarak bu organizasyonda endam gösteriyor.

 

Basın Çalıştayını (!) hayretler içinde izledim.

 

Katılımcılar; Sayın Altun’u cankulağı ile pürdikkat dinliyor. Altun; 15 Temmuzdan başlayarak bir kahramanlık öyküsü anlatıyor. Toplantı; bir çalıştay değil, basın toplantısı gibi..Kendisi konuşuyor, basın temsilcileri dinliyor. Sorun anlatan, ya da dinleyen yok.

 

 

O kadar da haksızlık etmeyelim. Konuşmasının bir bölümünde “Biliyorsunuz basın çalışanlarının özel bir yasası var, basın çalışanlarına gerekli desteği vereceğiz”  diyor. Hoppala; sanki basın sadece çalışanlardan oluşuyor. Elini taşın altına sokan kapanan gazete ve televizyonların sahipleri, bu zorlu süreçte çalışanına ücretini ödeyemez durumdaki patronlardan hiç söz yok… Açıkçası İletişim Başkanı sorunlarla ilgili tek bir kelime etmiyor. Yok olmayla karşı karşıya olan Anadolu basını olmaz ise destek verileceği söylenen basın çalışanları nerede çalışacak bilemiyorum.

 

Sayın Altun ve Hükümet yetkililerine son kez haykırıyoruz;

 

-İnternet Gazeteciliği için acil yasa çıkarılmalı, yasası olmadığıiçin herkes gazeteci oldu bunun önüne mutlaka geçilmeli…

 

-İletişim Başkanı, gerçekten sorunlara çözüm arıyorsa; Anadolu’nun medyadaki örgütlü temsilcisi TGF İle basın meslek örgütleri muhatap alınmalı, dinlenmeli ve sorunların tartışılacağı yüz yüze bir Çalıştay düzenlenmeli,

 

-Gerekçesiz basın kartları iptal ediliyor, yüzlerce gazetecinin basın kartı müracaatı komisyon toplanamadığı için değerlendirilemiyor. Başka bir sebebi varsa açıklanmalı

 

Sayın Altun’a yine bir çağrıda buluyorum. “Anadolu Basını bitiyor, Anadolunun sesine kulak verin”

 

Gerçekten sıkıntılar büyük, bu güzel bayram gününde sizleri sorunlarımızla baş başa bıraktığımız için kusura bakmayın.

Eskişehir Web Tasarım