SİZE BİR SIR VEREYİM: EN KÖTÜ HABER, EN İYİ HABERDİR!

Habercilik sektörünün içine gireli uzun yıllar oldu. Sadece okur olduğum zamanlarda farkına varmadığım çok büyük bir gerçeğin farkına vardım…

***

Her gün televizyonlarda,internette, gazetelerde yüzlerce haberle karşılaşıyoruz. Peki bu haberlerden hangisini dinleyeceğimizi yada okuyacağımızı nasıl seçiyoruz, neye göre belirliyoruz? Herhangi bir kriterimiz var mı? İşte benim sizleri eleştireceğim nokta ve nacizane tavsiyem bu konuda olacak.

****

Editörlük hayatıma başladığımdan bu yana en çok dikkatimi çeken şey “en kötü haber başlığı”nı attığım haber, çarpıcı bir şekilde en çok okunan haber  oluyor. En kötü başlıktan kastım “en felaket içeren başlık”.Örnek vermek gerekirse ; Bıçaklanma, öldürme,tecavüz başlıklarını içeren haberler... Daha güzel haber nitelikleri taşıyan haberlerde ( kültür haberleri,spor,olumlu gelişmeler) ise tam zıttı olarak okunma oranları çok  düşük.

Bir gün içinde en az 15, 20 haberle karşılaşıyoruz ve okuyoruz. Bir düşünün kendi zihin çevremizi ne kadar tahrip ettiğimizi. Üstelik haber programlarını dinleme, izleme, okuma süremiz arttıkça çevremizdeki yaşam konusunda çarpıtılmış bir düşünceye sahip oluyoruz. Çünkü günümüz yayıncılığının tek bir hedefi vardır: Dinleyiciyi, okuyucuyu şaşkınlığa uğratmak ve dertlendirmek. Bu amaç için hem kent çapında hem de ülke çapında en kaba ve dehşet verici öyküler araştırılıp bulunuyor.

Burada pek yanlış bir şey yoktur.Ahlak dışı etiğe aykırı bir yan da yoktur. Bunların asıl zararlı olduğu yan; sıradan okur, dinleyici  yada izleyicinin kentinde, ülkesinde ya da dünyada yalnızca o gazete, radyo yada televizyonda gösterilen olayların yaşandığını, her hangi bir güzellik bulunmadığını sanmasıdır.Oysa hiçte öyle değildir.Gazete satışlarını arttırmak, televizyon reytingini yükseltmek için, bütün olan bitenler arasından o dehşet haberleri özellikle seçilip yayınlanmaktadır.

Haberleri gelişi güzel dinlediğimiz zaman , zihinlerimizi endişe ve kötümserliğe programlamış oluruz. Örneğin son raporlar,dünya çapında terör olaylarının son yıllarda düşüş gösterdiğini kanıtlıyor. Ne var ki bu iyi bir haber olmasına olduğundan ana haber bültenlerinde çok göremeyiz. Ama daha seyrek görülmeye başlanmış olan bir terör haberi yine ilk sırada yer alıyor. Bunun gibi bir sürü örnek sıralanabilir.

***

Benim diyeceğim şudur ki; Dünyada her zaman kötü ve ürkütücü gelişmeler olmuyor. Haberleri ayrım gözetmeksizin, birkaç farklı haber merciinden takip edin.Tek bir kaynak hiçbir zaman sağlıklı haber almanızı sağlamayacaktır. Zihinlerinizi sadece kötüye programlamamalıyız ve bu konuda seçici olmalıyız.  Emerson’ın bir zamanlar dediği gibi “Gün boyunca ne düşünürsek o oluruz” Ne düşüneceğinizi şansa yada bir haberin içeriğine bırakmayın. Kendi zihniniz üzerindeki denetim gücünü kendiniz belirleyin.

Eskişehir Web Tasarım