ERKEKLER BİR KERE OLSUN DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü 

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

Bu olayın üstüne, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirildi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Bu olayı bilmeyenler de öğrenmiş olsun.

Dünya Kadınlar Günü

Dünya ve kadınlar; Birbirini tamamlayan iki cılız kelime.Bunlar sadece birbirini tamamlayan iki kelime olarak kalsın. Dünyayı asıl tamamlayanlar kadınlar..

İnsan yaş aldıkça, yaşantı ve deneyim biriktiriyor. Derken bir gün kafasına bir taş düverince bir de bakıyor ki, o da ne? Meğer başkaları için yaşıyormuş. Meğer yürümek yerine koşuyormuş hep.Bu tüm kadınların ortak yaşanmışlığı bence.

***

Sabahın erken saatinde kalk.Çay demle, yumurta pişir, ekmek kızart.Çocuklarını uyandır, giyindir, kahvaltı yapmasını sağla, dişlerini fırçalat, servise bininceye kadar bekle..Kendin de işe gideceksen hazırlıklarını araya sıkıştırmak zorundasın. Yok ev kadınıysan tüm gün işler devam ediyor.

***

E ne var bunda kadının görevi diyorsunuz bir çoğunuz.Kadın dediğin anne dediğin yapacak tabii bunları de mi?

Ama bir de erkeğin uyandıktan sonra yaptıklarını sıralarsak.

-Kalk üstünü giy, karın kahvaltıyı hazırlamıştır kahvaltı yap.

-Şu çok zor olan işine git. Karın çocuklarla ilgilenmiştir,servise de bindirmiştir.

-Akşam eve gel.Karın yemeği hazırlamıştır.(çalışıyor bile olsa) yemeğini ye.

-Kurul Tv’ye  sen hangi kanalı istersen o izlensin.

-Vs vs. uzar gider işte.

***

Arada çok fark yok mu?

Aradaki fark şudur; Kadın herkese o kadar çok zaman ayırıyor ki, kendini hatırlamıyor bile.Sevdiklerine azami  kendine asgari itina gösteriyor.Kadınlar kendini sevmeyi bile unutuyor.

Bunlar sadece kendi evinde olanlardan bir kesit.

..

Üstüne bir de ülkemiz “Erkek Egemen” bir toplum yapısına sahip.E zorluk üstüne zorluk!

Erkek döverse kadın hak eder, kocası değil mi ister sever ister döver, tecavüzcüler iyi halden salınıverilir, yada ceza da indirim üstüne indirim alır, 13 yaşındaki kıza 26 kişi tecavüz eder ama kendi istemiştir,çocuk gelinler, töre cinayetleri, sokakta öldürülenler…

Kadın eziliyor, yeriliyor, kaburga kemiği kadar değer verilmiyor…

Ve maalesef kadınların hiç biri derdini yeterince anlatamıyor.Ülkemiz için “Kadına şiddet “ vicdanı kanatan bir vahşet olmadıkça,klasik üçüncü sayfa haberi olarak yer alıyor. O kadar sıradan.

**

Ülke idaresinde bulunanlar kadın kelimesini ağzından düşürmüyor. Ama nasıl;

-Kadın 3 çocuk doğurmalı

-Kadın toplum içinde gülmemeli

-Kadın hamileyse sokakta gezmemeli

-Kadın tecavüz bile olsa, karnında ki çocuğu doğurmak zorunda…

Bu algı karşısında, Türkiye’nin ihtiyacı olan tek şey zihniyet değişimidir.Fakat ülke idaresinde bulunanlar böyle söylemlere yer verdiği sürece, (güya eğitimli ! insanlar kendileri)Cumhurbaşkanı, Başbakan, milletvekilleri ,bu zihniyeti açık açık kamuoyuna kabul ettirmeye, sindirmeye çalışırken;

Ülkenin değişmesini beklemek, zihniyetin değişmesini beklemek,böyle bir ülke hayal etmek ancak” ütopya” olarak kalır.

Türkiye’nin kadın erkek eşitliği için bir adım atması, köklü bir zihniyet değişikliğine gitmek hayal gücünü bile zorlayan bir durumdur.

**

Erkekler , erkek egemen bir toplumda yaşamanın zorluklarını bilemez. Onu ancak yaşayan bilir.

Biz kadınlar olarak, anne olarak, sevgi olarak, fedakarlık olarak,  birer çiçek olarak, zoru başarmak olarak, kimseye boyun eğmeyelim.

-Sesimizi kısmayalım!

-isteğimiz kadar çocuk doğuralım!

-Hamileliğin her türlü çilesini erkeklere de çektirelim, bundan utanmayalım!

-Hiçbir şeye mecbur bırakılmayalım!

-İstediğimiz gibi, istediğimiz kadar gülelim!

-Ve hep birbirimizin arkasında duralım…

Bizi bu durumdan kurtaracak olan yine bizleriz.Bilinçlenelim, kendimizi eğitelim,  geliştirelim, kitap okuyalım, VE DÜNYA’YA DAHA GÜZEL ERKEKLER YETİŞTİRELİM.

( Biraz bilinçlensekte hemen feministlikle suçlanırız ama olsun)

Kadın olmanın zorluklarının bir nebzesi bile değil bunlar.Anlatmaya kalkışsak ansiklopediler çıkar.

Biz kadınlar biliyoruz. Ama siz erkekler; bir kere bile olsun kadın olmak ne demek düşünmediyseniz…

Hemen alın başınızı iki elinizin arasına.

Eskişehir Web Tasarım