»  YAZARLAR
»  ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
ESKİŞEHİR BASININDA HAREKETLİ GÜNLER
Eskişehir Nöbetçi Eczaneler Listesi
»  ESKİŞEHİR'DE HAVA DURUMU
ESKİŞEHİR
Şikayet Kutusu
Eskişehir'de Sinemalar
Günlük Burçlar
OBJEKTİF
ATİLLA SERTEL

25.08.2014
İki ülke, iki devlet başkanı

José Alberto Mujica Cordano... Tanır mısınız bilmem.

Ben de tanımam. Ancak Cordano'nun "Dünyanın en fakir cumhurbaşkanı" unvanı ile anılması dikkatimi çekti. Dünyanın en yoksul cumhurbaşkanının yaşam öyküsünü sizlerle paylaşayım, bir pazar keyfini birlikte yaşayalım istedim.

Cordano 20 Mayıs 1935 doğumlu, Uruguaylı bir siyaset adamı. 2009 yılında başkanlık seçimlerini kazanmış ve halen ülkesini yönetiyor.

Siyasi mücadelesi 1960'ların başında Küba Devrimi'nden etkilenerek başlıyor. Tupamaros adlı bir silahlı hareketin içinde buluyor kendini. 1972'de bir polisi öldürmekten tutuklanıyor, 1973'teki askeri darbeden sonra diğer Tupamaros üyesi mahkumlarla beraber bir askeri hapishaneye gönderiliyor. 15 yıl süren mahkumiyet hayatında işkencelere maruz kalıyor ve tek kişilik hücrede tutuluyor.

1985'te Uruguay'ın demokrasiye dönmesinden sonra diğer tüm siyasi mahkumlar için çıkarılan bir genel afla tekrar özgürlüğüne kavuşuyor. Hapishaneden çıktıktan sonra diğer Tupamaros üyeleriyle beraber Halk Girişimi Hareketi'ni (Movimiento de Participación Popular-MPP) kuruyor ve 1994'te yedek, 1999'da da asli senatör seçiliyor.

Mujica'nın karizmasının yardımıyla MPP popülaritesini ve oylarını artırarak 2004'te bulunduğu ittifakın en büyük partisi haline geliyor. Aynı yıl başkanlığa seçilen Tabaré Vázquez'in en büyük destekçisi MPP oluyor. José Mujica Vázquez tarafından hayvancılık, tarım ve balıkçılık bakanlığına atanan Cordano, 2008'deki kabine değişikliğine kadar bu makamını koruyor, bakanlıktan ayrıldıktan sonra senatoya geri dönüyor.

 

 

ÖNSEÇİMLERİ KAZANIYOR

Tabaré Vázquez'in 2009'da yapılacak başkanlık seçimleri için Maliye Bakanı Danilo Astori'yi desteklemesine rağmen Aralık 2008'de yapılan önseçimlerde José Mujica Cordano Geniş Cephe'nin resmi başkan adayı ilan ediliyor.

Ekim 2009'da yapılan seçimlerin birinci turunda yüzde 48 oranında oy almasına karşın başkan seçilmesi için gerekli olan yüzde 50'ye ulaşamıyor. 29 Kasım 2009 Pazar günü yapılan seçimlerin ikinci turunda yüzde 52 oranıyla, yüzde 45 oranında oy alan merkez sağdaki Milliyetçi Parti'nin adayı Lacalle'yi geçerek başkan seçiliyor. Görevine 1 Mart 2010'da başlıyor.

Şimdi diyeceksiniz ki Mujica Cordano'yu bize niçin anlatıyorsun.

Uruguay'ın bu cumhurbaşkanı ayda 12 bin dolar maaş alıyor devletinden. Maaşını ne yapıyor biliyor musunuz? Söyleyeyim; yüzde 90'ını hayır kurumlarına bağışlıyor. Mujica bağışlarını, yoksulların ve küçük girişimcilerin faydalanabileceği kurumlara yapıyor.

 

MALVARLIĞI VE YAŞADIĞI YER

 

Köhne bir çiftlikte eşi ile birlikte yaşıyor. Evinin suyu, bahçede çevresi otlarla kaplı bir kuyudan geliyor.

Güvenliğini sadece iki polis ve üç bacaklı olan Manuela adlı köpek sağlıyor.

Çamaşırlarını evde eşi yıkıyor ve evin dışında ipe asılarak kurutuluyor.

Aklınıza takılmıştır, Uruguay çok yoksul bir ülke midir, diye. Cumhurbaşkanına tahsis edebileceği bir konutu yok mudur, diye. Var, olmaz mı?

Başkan Mujica, Uruguay devletinin liderlerine tahsis ettiği lüks konutta yaşamaktan kaçınmış. Karısının başkent Montevideo'nun hemen dışında bulunan ve toprak bir yoldan ulaşılabilen çiftlik evinde kalmayı tercih ettiğini bilmemiz gerekir.

Başkan ve karısı, birlikte tarlada çalışıyor, çiçek yetiştiriyorlar.

Hürriyet Gazetesi'nde çıkan röportajında Mujica, bahçesindeki eski bir sandalyenin üzerinde otururken “Hayatımın büyük bölümünde böyle yaşadım” diyor ve ekliyor:

“Sahip olduklarımla iyi yaşayabilirim.”

Uruguay’da resmi görevliler için mal varlığı beyanında bulunmanın zorunlu olması nedeniyle, Mujica, 2010 yılında varlığını açıklamıştı.

O dönemde 1800 dolar olan mal varlığı, Volkswagen’in 1987 model bir Beetle modeliyle eş değerde.

Bu yıl mal varlığı beyanına, eşinin mal varlığının yarısını da ekledi.

Toprak, traktörler ve bir evin paylarından oluşan bu yeni mülklerle sahip olduğu mal varlığı 215 bin dolara çıktı.

Devrimci mücadelesinde altı kez vurulan ve 14 yılını cezaevlerinde geçiren Uruguaylı Mujica, "Dünyanın En Yoksul Devlet Başkanı" unvanını önemsemiyor. Diyor ki:

 

"Bana fakir denmesi yanlış, ben tutumlu bir insanım. Asıl fakirler sürekli yaşamdan talepleri olan ve elde ettikleriyle yetinmeyen insanlardır. Ben elimde hafif bir bavulla dolaşıyorum. Bu bana istediğim yaşamı sürdürmek için yeterli zamanı veriyor. Asıl özgürlük, yaşamak için kazandığın zamandır."

 

''Ben insanların geceleri yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikanelerde yaşamasını anlamıyorum. Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su lazım, ekmek lazım. Sen böyle bir dünyada özel uçağım olsun, oraya buraya gideyim diyorsun. Eğer herkes daha fazlasını isterse, birgün kimseye birşey kalmayacak. Küresel ısınmadan bahsediyoruz ama doğaya saldırmaya ve çöp üretmeye devam ediyoruz."

 

“Eski ruhani tanrımızı kendi ellerimizle kurban ettik ve artık market tanrının tapınağındayız. Bu yeni tanrı; ekonomimizi, politikamızı, alışkanlıklarımızı, yaşamlarımızı düzenliyor ve bizlere faiz oranları ve kredi kartları ile mutluluğun yeni adresini veriyor. Öyle anlaşılıyor ki bizler, yalnız tüketme için yaratılıyoruz ve artık tüketemediğimiz zaman derin hayal kırıklığına uğrayarak kendimizi yok ediyoruz."

 

POLONYA ÖRNEĞİ

Aslında Leh Walesa'yı daha uzun anlatmam gerekir. Ancak merak edenler kendisi ile ilgili yazılan pek çok yazıya, röportaja ve makaleye internet üzerinden ulaşabilir. Ben kısaca anımsayalım istedim.

Avrupa'nın göbeğinde Polonya'da da Milletvekili olarak Sejm'e (Parlamento) giren ve hükümetin uygulamalarına karşı giderek eleştirici bir tutum takınan Wałęsa, Aralık 1990 seçimlerinde Mazowiecki'ye karşı yarışarak cumhurbaşkanlığına seçilmişti.

Bir marangozun oğluydu. Yalnızca ilköğrenim ve mesleki eğitim gördü. 1961'de bir tarım makineleri işletmesinde elektrikçi olarak çalışmaya başladı. 1967'de Gdańsk'taki Lenin Tersaneleri'ne girdi. 1970'te Gdańsk'ta sokağa dökülen göstericilerin üzerine polisin ateş açmasıyla yaşanan kanlı olayların ardından bağımsız sendikalar kurmaya yönelik mücadeleye katıldı. Tersanedeki resmi sendikanın temsilciliğini yaptığı 1976'da işçilerin şikayetlerini içeren bir liste hazırlayarak yönetime sunması işten atılmasına yol açtı. Daha sonra elektrik makineleri üreten bir fabrikada çalışmaya başladı. Ocak 1979'da bir gösteriye katıldığı için bu işinden de çıkarıldı.

Yaşamı işçi mücadelesinin içinde geçen Walesa 1990 yılında Cumhurbaşkanı seçildi, 1995 yılında ise küçük bir farkla seçimi kaybetti.

Sonra ne yaptı, anımsayınız.

Siyasetten emekli olduktan sonra bir süre tersanelerde eski arkadaşlarıyla çalıştı. Tarihe Doğu blokunu yıkan adam olarak geçen Polonya'nın eski lideri Lech Walesa, Avrupa'nın bugününü, meşhur tersane isyanını anlattı ve itiraf etti:

“Ben politikayı değil elektrikçi olmayı sevdim.”

 

İşte size iki cumhurbaşkanı öyküsü... Uruguaylı devletin kendisine tahsis ettiği lüks konutta oturmuyor, maaşının yüzde 90'ını yoksullara bağışlıyor, çiftlik evinde çiçek yetiştiriyor, ilerlemiş yaşına rağmen traktör kullanıp tarla sürüyor.

Polonyalı Cumhurbaşkanı ise görev dönemi sona erdikten sonra tersaneye dönüyor ve arkadaşları ile birlikte çalışmayı sürdürüyor, "Elektrikçiliği çok sevdim" diyor.

Bunları niye yazdım diye lütfen sormayın ve ülkemiz ile kıyaslama yapmamı lütfen istemeyin. Kıyaslama yapılacaksa bunu en güzel siz yaparsınız, ya da yapmazsınız.

İyi pazarlar...

 
 
 
Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
6 + 5 =? işleminin sonucunu rakam ile aşağıya yazınız.
 
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Ana Sayfa   |   Seri İlanlar   |   Reklam   |   Foto Galeri   |   Şiir Köşesi   |   Künye   |   Önemli Linkler   |   Editörden   |   İletişim
www.eskisehirdehaber.com web sitemizde yer alan yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır. www.eskisehirdehaber.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.